Biyometrik Sensör Çağı Başlıyor

Biyometrik Sensör Çağı Başlıyor

Yayınlanma Tarihi: 21.09.2018
Görüntüleme: 939
Yazar: STM ThinkTech

Araştırma şirketi Frost&Sullivan’ın Ocak 2018’de yayımladığı Güvenlik ve Gözetimde Sensörler, 2023’e Dair Küresel Tahminler (Sensors in Security & Surveillance, Global Forecast to 2023) raporuna göre, güvenlik ve gözetim uygulamalarında sensörler için yeni fırsatlar sunan nesnelerin internetinin yaygınlaşması, sensör pazarının önümüzdeki beş yıl içinde katlanarak büyümesini sağlayacak.

Araştırmaya göre, görüntü, LiDAR (lazer darbeleri kullanılarak bir nesne veya bir yüzeyin uzaklığını anlamaya yarayan teknoloji), RFID (radyo frekansı ile tanımlama), hareket, jest, biyometrik, ses, alev algılama, duman algılama, biyosensör, gaz ve patlama algılama gibi sensörleri içeren güvenlik ve gözetim uygulamalarındaki toplam sensör pazarı hızla genişliyor. Bu algılayıcı sensörlerden 2016 yılında en yüksek pazar payına sahip olanı görüntü sensörleriydi. Ancak, tüm piyasanın 2023 yılına kadar neredeyse iki katına çıkması bekleniyor.

Frost&Sullivan’ın global güvenlik ve gözetim pazarındaki sensörler için üç büyük tahmini ise şöyle:
  • Nesnelerin interneti (IoT), daha iyi iş kararları almak için endüstrilerin birbirine yakınsamasının ve makineden makineye (M2M) iletişimin sağlanmasının önünü açıyor. Sensörler, IoT mimarisinin fiziksel katmanını oluşturuyor.
  • Yeni iletişim protokollerinin geliştirilmesi, özellikle çevre güvenliği, izinsiz giriş tespiti ve erişim kontrol sistemleri uygulamalarında birlikte çalışabilirliği ve standartlaştırmayı sağlayacak.
  • Perakende, sağlık ve finans sektörlerinin, biyometride sensörler için önemli büyüme fırsatları sunması bekleniyor.

Iot En Önemli Oyuncu Olacak
Bir diğer araştırma şirketi Allied Market Research’a (AMR) göre, küresel sensör pazarı 2015-2016 arası yıllık yüzde 11.3’lük artış kaydetti ve 2022 yılında 241 milyar dolarlık bir pazara ulaşması bekleniyor. Şirketin tahminine göre bu artışta rol alacak en önemli unsur IoT olacak. Şirket, radar sensörlerinin toplam sensör pazarının yüzde 18’inden fazlasını oluşturduğunu belirtiyor. Öngörülen ise görüntü sensörlerinin kısa süre içinde en yüksek pazar payına sahip olması.

Sensörler üzerine çalışmalar yapan bir başka kurum da ABD kökenli bilişim şirketi NEC. Yüz tanıma teknolojisinin hem güvenlik hem de perakende uygulamalarını tanıtan şirket, akıllı şehir araçlarını Singapur’daki hükümet yetkilileriyle işbirliği içinde test ediyor. Bu testlerle IoT’nin bu trendi şekillendirmeye başladığı şimdiden görülüyor. Diğer büyük firmaların da IoT ve Endüstriyel IoT’nin gelişmeye devam etmesi nedeniyle kaynakları bu alanlara aktarması bekleniyor 

Büyümeyle Birlikte Sorunlar da Artıyor
Her ne kadar Kuzey Amerika ve EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgeleri oturmuş altyapıları nedeniyle piyasaya hakim olsa da, Frost&Sullivan, Asya-Pasifik (APAC) pazarının hızlı altyapı geliştirme ve güçlü  ekonomi sayesinde en hızlı büyüyen pazar olduğunu belirtiyor. Bu büyüme, bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Sensör üreticileri ve tedarikçilerini artan rekabet, fiyatlama baskıları, ürün farklılaşmasının olmaması ve ortak küresel standartların bulunmaması gibi bazı zorluklar bekliyor.

Buna ek olarak, Allied Market Research, IoT’nin büyümesinin, biyometrik ve RFID sensörleri ile en büyük fırsatları sunan, hızla gelişen güvenlik gereksinimlerine katkıda bulunduğunu  belirtiyor.

Apple’dan Biyometrik Sensör Hamlesi
2017’nin son çeyreğinde Apple şirketinin tanıttığı yüz kimliği demosu 2017’nin en heyecan verici yeni teknolojilerinden biri olarak görüldü. Uzmanlar, Face ID’nin ve arkasındaki biyometrik tarama teknolojisinin önemli bir şekilde gelişeceğini ve ön plana çıkacağını kabul ediyor. SecureAuth güvenlik şirketinden Stephen Cox’a göre biyometrinin, kimlik doğrulamada kritik bir yere sahip daha yaygın bir teknoloji haline geldiğinin  bir işareti artık cebimizdeki akıllı cihazlarda kullanılmaya başlanması. Biyometrik ürünler her geçen gün daha çok benimsenirken kullanıcı pazarının, kurumsal pazarlara yön verdiğini görmek ilgi çekici. Büyük akıllı cihaz üreticileri için bu pazarda yatırımları artırmaktan başka çare yok. Ayrıca havalimanları, bankalar, otomobiller gibi güvenliğin üst seviyede olması gereken alanlar ile binalar, iş yerleri gibi yerlerde yeni nesil biyometrik sensörler daha yaygın kullanılacak. Hızla gelişen akıllı ev teknolojileriyle birlikte bakıldığında da biyometrik sensörler güvenliğin vazgeçilmez bir parçası olacak.

Ulusal Güvenlik ve Yeni Nesil Sensörler
Akıllı cihazların çehresini değiştirdiği teknoloji dünyasında, bu yeni dünyayı okuyabilecek yeni bir nano akıllı sensör dalgası başlamak üzere. Frost&Sullivan’ın raporuna göre tehlikeli materyalleri tespit edebilecek bu yeni sensör teknolojisi tehditlerle mücadelede önemli bir role sahip olacak. Frost&Sullivan analisti Ugo Feracci’ye göre, “Havalimanlarında patlayıcı maddelerden kaynaklı çok düşük miktarda yayılan gazı dahi tespit edebilecek bu yeni nesil sensörler, ülkelerin ulusal güvenlikleri için çok kullanışlı hale gelecek. Bu sensörler kritik yerlerde düşük seviyedeki ya da iyi gizlenmiş tehditleri bile algılamak için özel olarak geliştiriliyorlar. Güvenlik   personeli için, kimyasal, biyolojik, nükleer ve türlü patlayıcı maddelerin varlığını hızlı ve doğru bir şekilde  tespit etme kabiliyeti, yurt güvenliğinin önemli bir parçası olacaktır” diyor. Feracci, bir gün bu sensörlerin her polis memuru tarafından kullanılacak araçlara dönüştürüleceğini öngörürken, teknolojinin hızlı bir şekilde benimseneceğini düşünüyor ve “Hükümetlerin bunun için ne kadar para ödeyecekleri de güvenlik sisteminin gücünü belirleyecek” diye ekliyor.

Rapor, bu alandaki araştırma ve geliştirmenin pahalı olduğunu belirtiyor. Ticarileştirmek ve yaygın kullanım ancak hükümetlerin bu yeni güvenlik teknolojilerine büyük yatırımlar yapmalarına bağlı. Ancak, dünyanın dört bir yanındaki sensör teknolojileri yatırımları artıyor ve benzer teknoloji üzerinde çalışanlar çok daha düşük maliyetlerle çözümler sunabiliyorlar.

İşbu eserde/internet sitesinde yer alan veriler/bilgiler, yalnızca bilgi amaçlı olup, bu eser/internet sitesinde bulunan veriler/bilgiler tavsiye, reklam yada iş geliştirme amacına yönelik değildir. STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. işbu eserde/internet sitesinde sunulan verilerin/bilgilerin içeriği, güncelliği ya da doğruluğu konusunda herhangi bir taahhüde girmemekte, kullanıcı veya üçüncü kişilerin bu eserde/internet sitesinde yer alan verilere/bilgilere dayanarak gerçekleştirecekleri eylemlerden ötürü sorumluluk kabul etmemektedir. Bu eserde/internet sitesinde yer alan bilgilerin her türlü hakkı STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.’ye aittir. Yazılı izin olmaksızın eserde/ internet sitesinde yer alan bilgi, yazı, ifadenin bir kısmı veya tamamı, herhangi bir ortamda hiçbir şekilde yayımlanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez.