Kamu Güvenliğinin Sağlanmasında Yeni Teknolojik Boyutlar

Kamu Güvenliğinin Sağlanmasında Yeni Teknolojik Boyutlar

Yayınlanma Tarihi: 07.12.2018
Görüntüleme: 594
Yazar: STM ThinkTech

Günümüzde terör saldırıları, kitlesel katliamlar ve yıkıcı doğal felaketler, boyutları ve geniş alanları etkilemelerinden ötürü kamu otoritelerinin yanıt vermekte güçlük çektiği konuların başında gelmektedir. Zamanında etkin yanıtların verilememesi hâlinde artan kayıplar kamuoyunda kamu otoritesine karşı güveni de zedelemektedir. Bu gibi durumlarda devletin farklı kurumları arasında eşgüdümün oluşmasının önündeki bürokratik ve teknik güçlükler daha fazla sorgulanmaya başlanmıştır.

Fransa’nın başkenti Paris’te 13 Kasım 2015’te meydana gelen terör saldırılarında en çok can kaybının yaşandığı Bataclan Konser Salonu’nda yakınlarını kaybedenlerin geçen ay açtığı dava, kamu otoritesine karşı güveni zedelemenin en güncel örneği olmuştur.

Benzeri bir durum 2005 yılında ABD’nin güney eyaletlerini vuran ve 1800’den fazla insanın ölümüne yol açan Katrina Kasırgası sırasında da yaşanmış, askeri birliklerin felaket bölgesi arama, kurtarma ve tahliye çalışmalarına alınması izninin üç günü bulduğu belirlenmiştir.

Katrina Kasırgası’nın ardından Houston gibi kentlerde farklı acil müdahale birimlerinin eşgüdümünün sağlanması için gerekli önlemler alınmasına rağmen, geçen yıl yine aynı bölgeyi etkileyen ve 88 kişinin ölümüne yol açan Harvey Kasırgası sırasında da pek çok yerleşim yerine ekiplerin geç ulaştığı ve acil yardım çağrı merkezlerine zamanında ulaşamadığından yakınılmıştır.

Acil müdahale ekipleri arasında koordinasyonun artması ve yaşanan saldırı veya felaketlerden etkilenenlere ulaştırılacak yardımların hızlanmasına yönelik oluşturulan telekomünikasyon çözümleri ve lojistik organizasyonlar yerel çapta iyileştirmeler sağlamaktadır. ABD’de yaşanan 11 Eylül 2001 terör saldırılarında, 121 itfaiye erinin, polis ile aralarında telsiz bağlantısı olmamasından ötürü Dünya Ticaret Merkezi kulelerinde can vermesinin ardından, polis, itfaiye ve ilk yardım ekipleri arasında ortak iletişim sağlanmıştır. Bu yeni sistem sayesinde, 2012’de ABD’nin kuzeydoğu eyaletlerini vuran Sandy Kasırgası sırasında eşgüdüm sağlandığı gibi çevre eyaletlerden yardım ekiplerinin ihtiyaç bölgelerine nakli sağlanabilmiştir.

Organizasyonlar arasındaki eş güdümü artıran bu tür düzenlemeler eleştirileri azaltmakla birlikte tümüyle yok etmemiştir. Mobil telekomünikasyon, yapay zekâ, nesnelerin interneti (IoT) ve büyük veri teknolojilerindeki ilerlemeyle birlikte, geniş coğrafyalarda acil durumlara anlık ve etkin müdahalenin sağlanabilmesi için arayışlar sürmektedir. ABD’de 2012’de kurulan FirstNet platformu bu arayışların en geniş alanı kapsayan, en pahalı ve karmaşık örneğidir.

11 Eylül terör saldırıları sırasında yaşanan iletişim kopukluğunun ABD topraklarında bir daha yaşanmaması amacıyla ABD Ticaret Bakanlığı, özel ve kamu sektörünü bir araya getiren FirstNet, öncelikle ABD’nin 50 eyaleti ve bağlı topraklarda acil müdahale ekiplerinin kullanabileceği güvenli, sürekli ve öncelikli bir geniş bant iletişim hattın kurulmasını hedeflemektedir.

Bu hattın kurulması için açılan ihale 2018’in Mart ayında sonuçlanmış ve ülkenin ikinci büyük cep telefonu ve kablosuz internet operatörü AT&T’nin Motorola, General Dynamics, Immarsat ve Sapient Consulting şirketleriyle oluşturduğu konsorsiyum ile 25 yıllık anlaşma imzalanmıştır. Anlaşmaya göre AT&T konsorsiyumunun 25 yılda 40 milyar dolar harcama ile kuracağı kablosuz FirstNet çekirdek ağının 25 Megahertz spektrumunda, kesintisiz ve ileri kriptolama teknolojisi ile güvenli olması ve ayrıca acil müdahale ekiplerinin kullanımına özel kurulması planlanmıştır.

Bu yolla hedef, ülkede 10 binden fazla telsiz sistemi kullanan, kamu güvenliğinden sorumlu 70 binden fazla kuruluşun ana bir iletişim platformuna kavuşmasıdır. Ülkede beş milyondan fazla acil müdahale üyesi, özel sim kartlarla acil durumları yakından takip edebilecektir. AT&T ileride 5G mobil telefon teknolojisini FirstNet’e adapte etmeyi de taahhüt etmiştir.

FirstNet Başkanı T. J. Kennedy, “Ulusal çapta kamu güvenliği geniş bant ağı olan FirstNet çalışır hale geldiğinde, acil müdahale ekiplerine anlık olarak yazılı, sesli ve görüntülü mesaj alıp gönderme, konum bilgisini paylaşma imkânı vererek durum hakkında farkındalık sağlayıp operasyonel kabiliyetlerin artmasını sağlanacaktır” açıklamasını yapmıştır.

Ticari iletişim kanallarından ayrı geniş bant internet hizmeti veren bir hızlı mobil iletişim  bağlantısı, gelişmekte olan yeni teknolojilerin kabiliyetlerini acil müdahale birimlerinin kullanımına sunmaktadır. Özellikle nesnelerin interneti (IoT) ve akıllı şehir uygulamaları, kamu güvenliğinden sorumlu birimlerin anlık ve etkin müdahale kapasitelerini artırmayı vadetmektedir. Emniyet güçleri ve itfaiye erlerinin üzerine yerleştirilecek kamera ve sensörlerle, acil müdahale gerektiren gelişmeleri anlık olarak takip edip müdahalede bulunmanın mümkün olabileceği, insansız hava araçlarının çektiği görüntülerle yaşananların boyutlarının kolayca anlaşılabileceği belirtilmektedir.

Bu yolla terör olaylarına anında tepki vermek de mümkün olabilecektir. Örneğin General Electric firması şehir aydınlatmasında akıllı LED ampullerini kullanarak, silah ve patlama gibi aniden yükselen sesleri güvenlik birimlerine bildirecek bir sistem için AT&T ile işbirliği yaptığını açıklamıştır.

FirstNet’in ilk tatbikatı da 2018’in Mayıs ayında Boston Maratonu sırasında yapılmıştır. Bu maraton 2013’te üç kişinin öldüğü 200’den fazla sivilin yaralandığı bombalı terör saldırısının ardından hassasiyet kazanmıştır. Mayıs ayındaki tatbikatta, polis ve itfaiye erlerine FirstNet için geliştirilen özel sim kartlı, bas-konuş özellikli cihazlar dağıtılmıştır. Bu cihazlar ve maraton parkuruna yerleştirilen sensörler sayesinde, yarışçıların konumları anlık olarak izlenmiş ve seyircilerin yığılabileceği bölgeler önceden belirlenmiştir. Maraton acil durum olmadan sonuçlanmakla birlikte, acil müdahale birimleri arasında koordinasyonun sağlandığı, olası acil durumlarda hangi personelin ne zaman ve nasıl müdahale edeceğinin önceden belirlenebildiği açıklanmıştır.

Yaşam Kurtaran Nesnelerin İnterneti (IoLST)
Acil müdahale misyonlarına yönelik nesnelerin interneti uygulamaları da yenilikler vadetmektedir. Hatta bu amaca yönelik uygulamalar için “Yaşam Kurtaran Nesnelerin İnterneti (Internet of Life Saving Things -IoLST)” ifadesi kullanılmaktadır. Örneğin geniş bant hızlı iletişim sunacak FirstNet omurgası kullanılarak acil tıbbi müdahale ekiplerinin ilk yardım kabiliyetlerini artıracak bir sistem üzerinde çalışmalar yürütülmektedir. Bu sistemde, acil tıbbi müdahale ekiplerine kameralar ve sensörlerle donatılmış giyilebilir elektronik ürünleri verilerek, hastanın ihtiyaçlarına göre uzaktaki konunun uzmanı doktorlardan görüntülü talimat alınarak hastaya en uygun tedavinin uygulanması sağlanabilecektir. “Otomatik kaza bildirim sistemleri” sayesinde de kazalar anında acil ihbar hatlarına bildirilebilecek, sensörler sayesinde araçta kaç kişi olduğu hatta yaralarının durumları hakkında bilgi sağlanabilecektir. Bu sistemler sayesinde acil müdahale bölgesi kaza yerine kaç ambulans gönderilmesi gerektiğine anlık olarak karar verebilecektir. Sistem sayesinde kaza bölgelerine ambulans ulaştırmanın 6-10 dakikaya indirilebileceği belirtilmektedir.

Bir başka projede ise acil ihbar hatlarına sadece sesli değil görüntülü bilgi aktarılması planlanmaktadır. RapidSOS adı verilen projede, ihbarda bulunacak vatandaşların acil duruma ilişkin fotoğraf ve videoları da oluşturulacak merkeze aktarabilmesinin mümkün kılınacağı belirtilmektedir.

Bu ihbarlarda acil müdahale gerektiren bölgenin koordinatlarının da merkeze otomatik olarak bildirilmesinin sağlanması planlanmaktadır. Projenin bir başka hedefi ise FirstNet için oluşturulacak uygulama mağazasından indirilebilecek RapidSOS NG911 Clearinghouse adlı yazılım ile acil müdahale personelinin milyonlarca önemli bilgiye erişiminin sağlanmasıdır.

Savunmaya Yönelik Projeler
Ülke çapında acil müdahale ekiplerine özel, güvenli ve hızlı iletişim hattı kurulmasının savunma alanında da kapasite artırıcı etkileri olacağı düşünülmektedir. FirstNet idaresine göre ordunun  ülkedeki bütün acil müdahale ekibiyle iletişimini sağlaması personelin kapasitesinin artırılması açısından önem taşımaktadır. İdare ayrıca ordunun gerekli gördüğü yerlerde, insansız hava araçlarıyla (İHA) sadece askeri personelin kullanabileceği güvenli kablosuz internet bağlantısının kurulabileceğini belirtmektedir. Bu İHA’ların aynı zamanda çatışma alanları veya güvenlik açısından hassas bölgelere ilişkin anlık video, veri ve seslerin yanı sıra, çevre alt ve üst yapısı hakkında bilgi toplanmasına da yardımcı olabileceği kaydedilmektedir.

Bu açıdan ABD Savunma Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile FirstNet sistemi için gerekli yazılım ve cihazları geliştirecek bir laboratuvarı kurmak için anlaşmıştır. Proje kapsamında bir test laboratuvarı 2016 yılında Colorado eyaletinin Boulder kentinde hayata geçirilmiştir. Zaten ABD Savunma Bakanlığı, FirstNet Projesi’ni desteklediğini, kurum 2012’de kurulduğunda bildirmiştir.

AT&T’nin ihaleyi kazanmasının üzerinden henüz birkaç ay geçmesine rağmen ABD’de FirstNet sistemine 50 eyalet ve 300’den fazla kamu kuruluşunun katılımını bildirdiği belirtilmektedir. Kamu güvenliğinin sağlanması adına acil durumlarda farklı kurumlar arasında eş güdümü sağlayan, iletişimi sadece sesten ibaret olmaktan çıkaran, yeni teknolojilerin imkânlarından yararlanmayı sağlama iddiasındaki bu sistem belli bir ilgi yaratmıştır. Ancak sistemin çok pahalı olduğu, tam anlamıyla hayata geçmesinin yıllar alabileceği, kullanılan yeni teknolojilerin hayata geçmeden eskiyebileceği yönünde eleştiriler de dile getirilmektedir.

Sisteme paydaşlar tarafından kırsalda erişilemediği, bina içlerinde ve metrolarda sistemin devre dışı kaldığı gibi sistemin kapsama alanına ilişkin sıkıntılar taşıdığı ve kullanıcıların akreditasyonu gibi konularda güvenlik endişeleri barındırdığı yönünde sisteme eleştiriler getirildiği de kamu raporlarına yansımıştır. Ancak kamu güvenliğine yönelik artan tehditlerin boyutları ve yaygınlığı gözetildiğinde, acil müdahale birimlerinin insan kaynağı ve kabiliyetlerini artıracak teknolojileri sunan bu gibi sistemlere daha fazla ihtiyaç olacağı açıktır.

İşbu eserde/internet sitesinde yer alan veriler/bilgiler, yalnızca bilgi amaçlı olup, bu eser/internet sitesinde bulunan veriler/bilgiler tavsiye, reklam yada iş geliştirme amacına yönelik değildir. STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. işbu eserde/internet sitesinde sunulan verilerin/bilgilerin içeriği, güncelliği ya da doğruluğu konusunda herhangi bir taahhüde girmemekte, kullanıcı veya üçüncü kişilerin bu eserde/internet sitesinde yer alan verilere/bilgilere dayanarak gerçekleştirecekleri eylemlerden ötürü sorumluluk kabul etmemektedir. Bu eserde/internet sitesinde yer alan bilgilerin her türlü hakkı STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.’ye aittir. Yazılı izin olmaksızın eserde/ internet sitesinde yer alan bilgi, yazı, ifadenin bir kısmı veya tamamı, herhangi bir ortamda hiçbir şekilde yayımlanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez.