Nükleer Enerji ve Türkiye

Yayınlanma Tarihi: 01.11.2017
Görüntüleme: 1312
Yazar: Murat BULUCU, STM & Seyide DOĞRU, STM

Nükleer enerji, %11 oranında payla elektrik üretiminde dünyanın önemli enerji kaynaklarından olan ve aynı zamanda güvenlik ve atık yönetimi konularıyla sıkça tartışılmakta olan bir enerji türüdür. Halihazırda gelişmiş batı ülkelerinin çoğu, kayda değer kurulu nükleer kapasiteye sahiptir. Bu ülkeler neredeyse tüm fosil yakıtlı santralleri kapatmayı ve yeni nükleer santral kurulumlarını sınırlamayı planlamaktadır. Öte yandan, Çin, Hindistan, Mısır, Suudi Arabistan gibi Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkeleri yeni nükleer güç santrali yatırımları planlamaktadır. Türkiye de bu ülkeler arasında olup toplam 12 reaktör üniteli ve toplamda yaklaşık 15000 MWe kurulu kapasiteye sahip üç nükleer güç santrali planlanmıştır. Bu projelerin önümüzdeki on yıl içerisinde hayata geçirilmesi beklenmektedir.   

Nükleer yakıt genel olarak yeryüzünde ve deniz suyunda bolca bulunan uranyum bazlı maddelerden üretilmektedir. Reaktörlerde nükleer yakıt olarak kullanılmak üzere, zenginleştirilmiş uranyumun uluslararası pazarda serbestçe ticareti yapılabilmektedir. Yıllık bazda her bir reaktörde kullanılan yakıt miktarı hacim olarak nispeten düşüktür. Bu da arz sorunu yaratmadan uzun bir süre boyunca taze yakıtın depolanmasını mümkün kılar. Buna ilaveten, uranyum fiyatları, petrol veya doğal gaz gibi diğer enerji kaynaklarıyla kıyaslandığında yıllardır nispeten istikrarlı bir seyir izlemektedir.    

Nükleer santrallerin en önemli avantajı, ana yük enerji üretimi yeteneği ile düşük karbon salınımlı elektrik üretimidir. Bu da nükleer santralleri kömür santrallerine en önemli alternatif yapmaktadır. Rekabetçi elektrik üretim maliyeti nükleer enerjiyi cazip kılmaktadır. Öte yandan, nükleer ile ilgili yatırım kararını etkileyen bazı hususlar mevcuttur. Güvenlik endişeleri ve kazalar nükleer için her zaman potansiyel tehditler olarak düşünülmüştür. Çözülememiş atık sorunu ve yüksek seviye radyoaktif atıklardan kaynaklanan uzun vadeli radyoaktivite hususu da diğer problemler olarak dikkate alınmıştır. Nispeten yüksek sermaye maliyeti, finansman gereksinimleri ve uzun süren santral kurulum süreleri de nükleer güç santralleriyle ilgili diğer hususlardır.

İşbu eserde/internet sitesinde yer alan veriler/bilgiler, yalnızca bilgi amaçlı olup, bu eser/internet sitesinde bulunan veriler/bilgiler tavsiye, reklam yada iş geliştirme amacına yönelik değildir. STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. işbu eserde/internet sitesinde sunulan verilerin/bilgilerin içeriği, güncelliği ya da doğruluğu konusunda herhangi bir taahhüde girmemekte, kullanıcı veya üçüncü kişilerin bu eserde/internet sitesinde yer alan verilere/bilgilere dayanarak gerçekleştirecekleri eylemlerden ötürü sorumluluk kabul etmemektedir. Bu eserde/internet sitesinde yer alan bilgilerin her türlü hakkı STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.’ye aittir. Yazılı izin olmaksızın eserde/ internet sitesinde yer alan bilgi, yazı, ifadenin bir kısmı veya tamamı, herhangi bir ortamda hiçbir şekilde yayımlanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez.